Haber: Semra SAKARYA
Kutay, Türkiye’de yükseköğretimin, akademik özgürlüğün ve bilimsel liyakatin ağır bir kuşatma altında olduğunu vurgulayarak, bu tabloya karşı Eğitim-İş olarak mücadelelerini sürdüreceklerini dile getirdi.
“Bu karanlığa teslim olmayacağız” diyen Kutay, üniversitelerin bilim değil rant üreten kurumlara dönüştürüldüğünü, akademik liyakat yerine yandaşlığın ve özgür düşünce yerine itaatin dayatıldığını belirtti. Özellikle apartman dairelerine sıkıştırılan üniversiteler ve yetersiz akademik kadrolar, eleştirilerin odağı oldu.
Rakamlarla mevcut durumu ortaya koyan Kutay, 2024/2025 verilerine göre Türkiye’de 208 üniversitede 185 bini aşkın akademik personel ve 6,8 milyon öğrenci bulunduğunu, ancak sistemin artık eğitim ve bilim üretme işlevini yitirdiğini kaydetti. Akademik özerklik ve bilimsel liyakatın yerini siyasi sadakatin aldığına dikkat çekti.
YÖK’ün kaldırılması gerektiğini savunan Eğitim-İş, 12 Eylül darbesinin ürünü olan bu kurumun, üniversitelerin ruhunu boğduğunu ve akademik özgürlüğü engellediğini ifade etti. Avrupa Üniversiteler Birliği’nin 2024 raporuna göre Türkiye’nin, akademik özerklik açısından son sırada yer aldığını hatırlatan Kutay, bu tablonun utanç verici olduğunu belirtti
Açıklamada ayrıca üniversitelere ayrılan bütçenin yetersizliği, idari personelin sorunları, gençlerin eğitim hakkına erişimde yaşadığı güçlükler ve mezuniyet sonrası işsizlik tehlikesi de ele alındı. Kutay, iktidarın üniversitelerde özgür düşünceyi ve bilimsel üretimi engelleyen politikalar yürüttüğünü, bunun ise ülkenin bilimsel geleceğine büyük darbe vurduğunu söyledi.
