Fethi KARADENİZ
Türkiye Gezginler Derneği
Bursa Eski İl Temsilcisi
Rize’nin Pazar ilçesine yolu düşenlerin gözünden kaçmaması gereken bir tarih hazinesi var: Kız Kalesi…
Denizin hemen kıyısında, kayalık bir zemin üzerinde yükselen bu küçük kale, bugün Karadeniz’in hırçın dalgalarına karşı adeta geçmişten günümüze uzanan bir nöbetçi gibi duruyor.
Kalenin kesin yapım tarihi bilinmese de 13-14. yüzyıllarda, Trabzon Rum İmparatorluğu döneminde yapıldığı tahmin ediliyor. Osmanlı döneminde de onarılarak kullanılan yapı, geçmişte gözetleme ve savunma amacı taşıyordu. Günümüzde ise Pazar’ın tarihî ve turistik simgelerinden biri durumunda.
Ama Kız Kalesi’ni değerli kılan yalnızca taş duvarları ve tarihi değil…

Asıl mesele, bu tarihi değerin çevresinde oluşturulabilecek turizm kültürüdür.
Kale çevresine gelen ziyaretçi; Karadeniz’in eşsiz manzarasını seyredip bir çay veya kahve içebiliyor, dinlenebiliyor, yöresel lezzetlerle buluşabiliyorsa, tarih ekonomik ve sosyal bir değere dönüşüyor. Kafeler ve dinlenme alanları da bu anlamda ziyaretçinin bölgede daha fazla vakit geçirmesine katkı sağlayan önemli unsurlar.
Çünkü turizm yalnızca “gelip görmek” değildir.
Turizm, gelen insanı bölgede tutabilmektir.
Pazar’ın Kız Kalesi de bu açıdan çok daha fazla değerlendirilmeyi hak ediyor. Tarihi yapı, deniz, yeşil doğa, yöresel mutfak ve dinlenme alanları aynı destinasyonda buluştuğunda ortaya güçlü bir turizm hikâyesi çıkıyor.
Bir gezgin olarak şunu söyleyebilirim:
Kız Kalesi, Karadeniz’in dalgaları arasında yalnızca geçmişi koruyan bir taş yapı değil; Pazar’ın gelecekteki turizm potansiyeline açılan küçük ama çok değerli bir kapıdır.
Yeter ki bu kapıyı doğru zamanda, doğru tanıtımla ve doğru yatırımlarla aralayalım.
Çünkü bazı kaleler fethedilmek için değil, geleceğe miras bırakılmak için ayakta tutulur.
