Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

MENZİL CEMAATİNİN KODLARI…

  AKP iktidarına verdiği

 

AKP iktidarına verdiği destek ve son zamanlarda kamuda bazı kurumlardaki varlığı ile gündeme gelen Menzil cemaati 1972’de yaşamını yitiren Abdulhakim Erol tarafından kuruldu. Onun vefatı sonrası Menzil’in başına oğlu Muhammed Raşit Erol geçti.

Raşit Erol, 1980 ihtilalinden sonra Gökçeada’ya mecburi ikamete yani sürgüne yollandı.

16 aydan fazla süren sürgünün bitmesinde kaderin bir cilvesi olarak sürgün kararını veren askeri kadronun etkisi olacaktı.

MDP Genel Başkanı emekli Orgeneral Turgut Sunalp, Menzil Şeyhi’nin çilesinin bitmesi için verdiği çaba sonuç verdi. Cezayı kaldıran, Muhammed Raşid Erol’u önce Çanakkale’ye, daha sonra da aldığı sağlık raporuyla memleketine geri gönderen ise, Evren’in çalışma arkadaşlarından Orgeneral Necdet Üruğ olacaktı.

Üruğ Paşa bir ağabey gibi sevdiği ve bağlı olduğu Turgut Sunalp’ın, ricası ile sürgünü bitiren imzayı attı.

Gökçeada’dan Ankara’ya gelen Muhammed Raşit Erol Ankara’da bulunduğu bir günde, Turgut Özal’ın davetine ve görüşme talebine “Siz buraya gelirseniz devlet, ben oraya gelirsem İslâmiyet zarar görür.” diye cevap verdiği bazı yazılara konu oldu.

ANAP İktidarının ilk günlerinde, yeniden Menzil’e geldi. Ve Menzil tekrar eski günlerine kavuştu. Erol ailesinin fertlerinin her biri bir ilde vazife aldı.

Altı her zaman yanan çorba kazanları, dışarıdan gelenlerin yatması için hazırlanmış yer yatakları, cemaat halinde kılınan namazlar ile başlayan hayat zaman içinde Menzili bölgeye giden siyasetçilerin ilk uğradığı yerlerden biri ve ticaret merkezi yaptı.

Menzilde hayat devam ediyordu.

16 Mart 1991 yılının Ramazan Bayramını birinci günü Menzil Şeyhi Muhammed Raşit Erol’un elini öpmek için gelenler camide uzun kuyruklar oluşturmuştu. Menzil’de yarım asırdır devam eden bayramlaşma merasimi başladı.

Türkiye’nin dört bir yanından gelen yüzlerce sofinin arasında bulunan Denizlili, 17 yaşındaki Murat Erol’da sıranın kendisine gelmesini bekliyordu.

Murat Erol, önce herkes gibi şeyhinin ellerine kapandı sonra ceketinin cebine sakladığı zehirli iğneyi Erol’un eline batırdı. Şeyh Erol, acıyla kıvrandı. Saldırganı itekledi ama artık çok geçti.

Saldırgan Murat Erol, saldırıyı fark eden müritlerinden Adem Kazan tarafından bıçaklanarak öldürülmeye çalışıldı. Ancak polis oldukları ileri sürülen kişiler tarafından kurtarıldı.

Kazan’a müdahale edenler arasında bulunan ve “Öldürmeyin! Arkasında kimler var onu öğrenelim” diye bağıranlar sayesinde Murat Erol ölümden kurtuldu.

Saldırıdan sonra baba Bircan Erol, “TÜBİTAK projelerinde ödüller alan oğlum bir süre sonra dine yöneldi ve bunalıma girdi” derken oğul Erol ise ilk ifadesinde “Şeyhi İslam düşmanı olarak gördüğüm için öldürmek istedim” diye konuşacaktı.

1991 yılının bayram sabahından 17 yaşındaki bir genç tarafından zehirlenen şeyh ölmedi ama bir daha da kendisine gelemedi. Hastalıklardan kurtulmadı. Hastalıklar birbirini takip etti. Büyük acılar çekti.

Olayı bir takdir-i ilahi olarak görüyorum diyen Raşit Erol, çok ilginç bir şekilde saldırgandan şikâyetçi olmadı.

Raşid Erol bu zehirlenme olayı sonrası bir daha eski sağlığına kavuşamadı. Bu saldırıdan 2 yıl sonra 22 Ekim 1993 Cuma günü, Ankara Çankaya’da kaldığı büyük oğlu Fevzeddin’in evinde şeker komasına girerek fenalaştı. Vefat ettiğinde 63 yaşındaydı.

Menzil Cemaati şeyhin ölümü ile ilk sarsıntıyı zehirlendikten iki yıl sonra vefat eden Raşid Erol sonrası yaşadı. Çünkü Erol’un ölümünün ardından yerine oğlu değil kardeşi Abdülbaki Erol geçti.

Ancak Raşid Erol’un Menzil cemaatin Ankara’daki işlerini takip eden kısacası devletle içli dışlı olan oğlu Fevzettin Erol, amcasının şeyhliğini kabul etmedi.

Ve bu sürecin sonunda o yıllarda tahmini 4 milyon takipçisi bulunan Menzil Cemaati parçalandı.

Birinci grup Adıyaman’daki Kahta Menzil Köyü ve ikinci grup Eskişehir’e bağlı Sivrihisar İlçesi Buhara köyünü merkez yaptı.

Taner Yıldız, Recep Akdağ ve Fahrettin Koca’nın da bağlı bulunduğu konuşlan Menzil cemaatinin Önceki gün vefat eden Menzil cemaatinin şeyhi Abdulbaki Erol’un oğlu Saki Erol cemaat içinde oldukça etkin bir isim olduğu için babasının yerine geçmesi kesin gözü ile bakılıyordu.

Menzil Köyü’nün merkezinde camide açıklama yapan Erol’un büyük oğlu Muhammed Mübarek, “tövbe yetkisinin” üç oğluna verildiğini, üç ismin köydeki üç ayrı camide “irşat” faaliyetlerini sürdüreceğini söyledi. Bu açıklamasıyla cemaatin üçe bölündüğüne işaret eden Muhammed Mübarek, bugüne kadar “verilen tövbelerin ve zikirlerin iptal edildiğini” ve “tümünün yenilenmesi gerektiğini” dile getirdi.

Bu açıklama ile cemaat içinde oldukça etkin bir isim olan Saki Erol, tarikat işleriyle haşır haşır neşir Fettah Erol , cemaatin siyaset ve bürokrasi ayağını takip eden Mübarek Erol kendi cemaatlerini kurmak için çalışmalara başladılar.

Ve beklenen çalışmalar başladı.

Önceki gün vefat eden Menzil cemaatinin şeyhi Abdulbaki Erol’un büyük oğlu Muhammed Saki Erol; Semerkand Vakfı’ndan ayrıldı.

Cemaat içinde Muhammed Sâqî Elhuse olarak bilinen büyük oğul; yeni vakıf ve yayınevi kurduğunu duyurdu.

Muhammed Saki Erol’un oğlu Yakup Erol, sosyal medyada yaptığı paylaşımla cemaatteki ayrılığı duyurdu:

“Müceddidî Hâlidî yolunun esas ve usulüne tam muvafık olarak bu yolun büyüklerine hizmet etmek üzere Serhendî vakfını,Yayınevi olarakda Dehlevî Yayınlarını kurmuş bulunmaktayız. Bundan sonra hizmetlerimiz bu isimler altında devam edecektir.rabbimden muvaffak olmamızı niyaz ediyorum.”

Semarkand Vakfı’na alternatif olarak Serhendi Vakfı, yayınevine alternatif olarak da Dehlevî yayınları kuruldu.

(LobiRapor)