CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 108’ncisi Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda yapılıyor.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Rize’de tarihi bir gün yaşandığını ifade etti. Meydandaki birlikteliğin sadece CHP ile sınırlı olmadığını belirten Özel, “Tüm haksızlıklara karşı sizin vicdanınıza sığınmaya, sizin uğradığınız haksızlıkları Türkiye’ye duyurmaya geldik. Rahmetli Mesut Yılmaz’dan bu yana bu meydanda böyle bir kalabalığı gördüğümüz bu günü sadece Cumhuriyet Halk Partisine yormayın. Burada bir birlik, bir beraberlik var. Burada Türkiye’nin demokrasisine, seçtiği cumhurbaşkanı adayına ve en önemlisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten emanet Cumhuriyetin sandığına sahip çıkanlar var” dedi.
“77’DE SANDIKLA ALDIK, 80’DE SİLAHLA ELİMİZDEN ALDILAR”
Özgür Özel: 40 lirayı verin, çay üreticisini seçime kadar perişan etmeyin
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, çayın kilogram fiyatının 40 lira olması çağrısında bulunarak, “Bir kilo çay satan, iki ekmeği koltuğunun altına koyup evine gidebilmelidir. Bunun altındaki her fiyat çayda sömürü demektir. 40 lirayı verin, üreticiyi seçime kadar daha fazla perişan etmeyin” ifadelerini kullandı.
RİZE – 09-05-2026 15:14 Coğrafi Referanslar
Özgür Özel: 40 lirayı verin, çay üreticisini seçime kadar perişan etmeyin
CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 108’ncisi Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda yapılıyor.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Rize’de tarihi bir gün yaşandığını ifade etti. Meydandaki birlikteliğin sadece CHP ile sınırlı olmadığını belirten Özel, “Tüm haksızlıklara karşı sizin vicdanınıza sığınmaya, sizin uğradığınız haksızlıkları Türkiye’ye duyurmaya geldik. Rahmetli Mesut Yılmaz’dan bu yana bu meydanda böyle bir kalabalığı gördüğümüz bu günü sadece Cumhuriyet Halk Partisine yormayın. Burada bir birlik, bir beraberlik var. Burada Türkiye’nin demokrasisine, seçtiği cumhurbaşkanı adayına ve en önemlisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten emanet Cumhuriyetin sandığına sahip çıkanlar var” dedi.
“77’DE SANDIKLA ALDIK, 80’DE SİLAHLA ELİMİZDEN ALDILAR”Coğrafi Referanslar
CHP’nin Rize’de 1977 yılından bu yana seçim kazanamadığını belirten Özel, “1977’de sandıkla almıştık, 80’de silahla elimizden aldılar. Şimdi bir iktidar yürüyüşündeyiz. Yeniden Rize’de iddialıyız” ifadelerini kullandı. Mevcut belediye yönetimine mesaj gönderen Özel, “Biz Rize Belediyesini seçimlere girdik, kazanamadık. Rize’nin kararına sonuna kadar saygılı olduk. Adalet ve Kalkınma Partisinden seçilen Rahmi Metin Başkan’a ve meclis üyelerine tebrikler sunuyoruz. Rize için taş üstüne taş koyanın önünde saygıyla eğiliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
“RİZE’NİN EKMEĞİNİ VEREN PARTİ CHP’DİR”
Özel, şunları kaydetti:
“Zihni Derin geldi; 1923’te Garaj Tepesi’nde çalışmalara başladı. Rize’nin bereketli topraklarını çay fideleriyle tanıştırdı. II. Dünya Savaşı’nda bile çayın önemi unutulmadı. Her şartta İsmet Paşa tarafından Rize çay üreticisi desteklendi. İkinci Dünya Savaşı’nda her şeyden tasarruf edildi ama çay üreticisinden asla ve asla bu işten para kazanmayacak bir hâle gelecek, emeği sömürülecek bir fedakarlık istenmedi. 1947’de Rize’de ilk çay fabrikası açıldı. CHP bundan sonra Rize ekonomisini ayakta tutacak, önceki adı Zihni Derin Çay Fabrikasıyla Cumhuriyetin Rize’ye en büyük katkısını sağladı. CHP, Rize’yi çayla tanıştıran, çayla kalkındıran partidir. Rize’nin ekmeğini veren parti Cumhuriyet Halk Partisidir. Zihni Derin CHP’dir, CHP Zihni Derin’dir.”Coğrafi Referanslar
ÖZEL, ÇAYIN KİLOGRAM FİYATININ 40 LİRA OLMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ
Çay ekonomisiyle geçinen 1,5 milyon insanın AK Parti döneminde sesini duyuramadığını savunan Özel, üreticinin sahipsiz bırakıldığını belirterek, şunları kaydetti:
“Bu kentten oyu alanlar, seçim günlerinde bu kente yüzünü dönerken geçim günleri geldiğinde sırtlarını dönmeyi tercih ettiler. Bugün 210 bin aile, yaklaşık 1,5 milyon insan çayla, çay ekonomisiyle geçinmeye çalışıyor. Ancak çay üreticisi Cumhuriyet tarihinin en kötü günlerini yaşıyor. 2024 yılında çay mitinginde buradaydık. Bütün Türkiye’ye çay üreticisinin sorunlarını duyurduk. 2025’te çay için ’35 liradan çay alınsın’ diye söyledik, sözümüzü dinletemedik. 25 lira fiyat verdiler, çay üreticisini perişan ettiler.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bugün burada Ziraat Odasının başkanına kulak veriyoruz. Diyorlar ki: ‘Bir kilo çayın maliyeti 31 lira’. Bu şartlar altında Rizeliler bu sene hiç olmazsa 40 lira fiyat bekliyorlar. Biz yaptığımız hesaplarda, 2002’de AK Parti geldiği günküne sadece enflasyonu uyarladık. Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumunun -baş harfleri TÜİK- sadece enflasyonunu uygulasa bugün 40 lira 50 kuruş olması lazım çayın. Bu yüzden net olarak söylüyoruz: Çayın kilosu 40 lira olmalıdır. Bir kilo çay satan, iki ekmeği koltuğunun altına koyup evine gidebilmelidir. Bunun altındaki her fiyat çayda sömürü demektir.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak net tutumumuz şudur: 40 lirayı verin, üreticiyi seçime kadar daha fazla perişan etmeyin. Zaten biz iktidar olduğumuzda çay üreticisi için neler yapacağımızı çoktan çalıştık, ilan ettik, kanun teklifini Meclis’e sunduk, orada beklemektedir. Bizim iktidarımızda üreticiyi kollayacak, baş kaygısı çay üreticisinin menfaati olacak, onun beklentilerini karşılayacak yeni bir Çay Kanunu’nu çıkaracağız. Bu kanunda olmazsa olmaz taban fiyat uygulaması olacak. Nasıl 1940’ta rahmetli İnönü hem taban fiyatı hem alım garantisini getirdiyse o taban fiyattan alım garantisinin sözünü devlet olarak vereceğiz.
“YANDAŞA GARANTİ, ÇAY ÜRETİCİSİNE ‘KUSURA BAKMA’ DİYORLAR”
Hükümetin yatırım politikalarındaki “garanti” sistemine tepki gösteren Özel, iktidarın beşli çete olarak adlandırılan yapılara her türlü güvenceyi verdiğini belirterek şunları söyledi:
“Bu iktidar yandaş şirketlerine her şeyin garantisini veriyor. ‘Gidin yurt dışından para bulun getirin; 20-25 yıl boyunca her gün araç geçişine garanti vereceğim. Hastane yap, hasta garantisi vereceğim. Havalimanı yap, uçuş garantisi vereceğim. Tünel yap, geçiş garantisi vereceğim.’ Çayı üret; ‘Kusura bakma, sana garanti veremeyeceğim.’ Böyle bir şey yok! Bundan sonra yandaşa değil vatandaşa bütçe geliyor. Yandaşlara değil çay üreticisine alım garantisi geliyor.
Çaya ilan edilen taban fiyatın yüzde 10’u kadar destekleme verilecek. Dönüm başına 2 bin lira gübre, üstüne çapalama desteği verilecek. Tarım araçları tamamen ücretsiz olacak. Kaçak çayla etkin mücadele edilecek. Çay üreticisi çayı üretecek, Çaykur’a verecek. Çaykur karar veriyor: ‘Hangi bankaya gidilsin?’ Bankalar sıraya giriyor. Çaykur’a verelim, en güzel makam aracını verenlere, en güzel avantajları sağlayanlara Çaykur’daki beyler ‘Tamam’ diyorlar. Çay üreticisi çayını Çaykur’a verecek, verirken hangi bankadan çekmek istediğini bildirecek. Hangi banka çay üreticisine -aynı memurlarda olduğu gibi- en yüksek promosyonu verirse çay parası oradan alınacak.
“10 BİN ÇAYKUR İŞÇİSİNE KADRO SÖZÜ, DEVLET SÖZÜDÜR”
Ülkenin zorlukları olabilir ama atılacak onlarca doğru adım var. Her zaman bir bahane buluyorlar: ‘İran savaşı var, şu var, bu var’. Sıra size gelmiyor. Sıra herkese geliyor, bir tek size gelmiyor. Bir tek sizden fedakarlık isteniyor. Sadece çay parasının nereden alınacağını vatandaşa tercihe bıraksan, bankalar 20 lira, 30 lira, 40 lira promosyon parası vermeye razıyken bu imkanlar sizin elinizden alınıyor. Bunun adı kriz değildir, bunun adı kötü yönetimdir. Bunun adı kötü niyetliliktir. Bunun adı pazarlığı yukarıların yapıp aşağıdakileri ezmektir. Buradan, memleketinden Sayın Erdoğan’a sesleniyorum: Yukarılardan bakmayın. Bu insanları ezilecek karınca yerine koymayın. Karıncanın kardeşi var, o da Cumhuriyet Halk Partisidir. Çaykur işçileri artık hak ettikleri kadroyu bekliyor. 10 bin Çaykur işçisine kadro sözü, devlet sözüdür, namus borcumuzdur.
“PARAYI VERİP ACELE KAMULAŞTIRACAKSIN”
bu güzel şehrin çözülmeyi bekleyen çok sorunu, çok mağduru var. Özellikle ‘acele kamulaştırma’ diye Anayasa’daki bir hakkın Rizelilerin aleyhine kullanılmasını asla kabul etmiyoruz. İyidere-İkizdere arasında yol çalışması var, çok gecikti, yapılsın. Anayasa’da acele kamulaştırma Cumhurbaşkanı’na verilmiş bir yetkidir. Açıkça yazıyor ki: ‘Acele kamulaştırma, mill, güvenliği tehdit eden durumlarda bedelinin belirlenip derhal yatırılması ve vatandaşa söz hakkının olmadığı bir durumdur’.
Ne için koymuş bunu Anayasa’ya? Karşıdan düşman geliyor, toprağa çıkacak, orada bir tarla var, kazacaksın orayı. Diyor ki: ‘Amca, vermem burayı; burası benim tarlamdır, bahçemdir, ben burada duracağım’. O zaman amcaya parasını verip acele kamulaştıracaksın, düşman geliyor. Ya da bir tepeye önemli bir radar konulacak, ‘Vermem de vermem’ diyor. Parayı verip acele kamulaştıracaksın. Bunun dışında, yol yapıyorum, bugüne kadar yapmadım, şimdi yapıyorum. Yolun geçtiği yerdeki tarla alınacak, bıraksa vatandaş istediği fiyata satacak, üç otuz paraya acele kamulaştırıyorum, sen susuyorsun. Bu haksızlıktır, bu verilen hakkın kötüye kullanımıdır.
“DENİZCİLİK VE BALIKÇILARDAN SORUMLU BAKANLIK OLACAK”
İyidere-İkizdere yolunda acele kamulaştırma mağdurlarına da TOKİ’nin çeşitli projelerinin acele kamulaştırma mağdurlarına da bu mağduriyetinizi çözeceğimizi şimdiden söylüyoruz. İktidarımızda bir yıl süre vereceğiz, ‘Mağdurum’ diyen gelecek, başvuracak. Hakkını en iyi şekilde kanun önünde arayacak; söz veriyoruz size. Mevsimlik çay işçileri için genelgelere rağmen hiçbir şey yapılmıyor, onların sesini duyuyoruz. Balıkçıların, özellikle kıyı balıkçılığıyla uğraşanların mağduriyetlerini biliyoruz. Yüksek masrafların nasıl bellerini büktüğünü biliyoruz. Nasıl doğru düzenlemeler olmadığı için balıkçılıkla uğraşanl kendine iyi bak Özgür özel’in haberi ya oyarın sahipsiz kaldığını biliyoruz. Lafı hiç uzatmıyoruz: Cumhuriyet Halk Partisi iktidara geldiğinde, Bakanlar Kurulu ilan edildiğinde o listede yeni bir bakanlığı göreceksiniz. Denizcilik ve balıkçılardan sorumlu bir bakanlık olacak, bu sorunların tamamı çözülecek.”
ÇAYELİ BELEDİYE BAŞKANI İSMAİL HAKKI ÇİFTÇİ’’ KADINLARIMIZ EL EMEKLERİNİ KENDİ KOOPERATİFİNDE DEĞERLENDİRİYOR’’
ÇORUH NEHRİ ÜZERİNDE YAPILMAK İSTENEN HES’E KARŞI ÇIKAN İSPİRLİLER’’ÇORUH İSPİR’İN CAN DAMARIDIR’’
Saadet Partisi Rize İl Mali İşler Başkanı Şaban Yıldız, Kalkandere İlçe Sorumlusu Yahya Sandıkçı, Kalkandere…
Çamlıhemşin’e bağlı Topluca Köyü sakinlerinden Fatma Parlağı’nın vefatı, bölgede derin üzüntü yarattı. Karadeniz’in köklü ailelerinden…
Başarı ve Veda! 20 Haziran 2022'den itibaren Çaykur Rizespor Kulübü başkanlık görevini yürüten İbrahim Turgut’un…