“Bir devir kapanırken” sözleriyle başladığı açıklamasında Demir, genç yaşta siyasete adım attığı yıllarda karşısındaki devlet adamlarının kendisinde büyük bir hayranlık ve heyecan uyandırdığını ifade etti. O dönemin siyasetçilerinin bilgi, birikim ve devlet tecrübesiyle öne çıktığını belirtti.
Demir, özellikle Süleyman Demirel liderliğinde yürütülen siyasi mücadelenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını vurgularken, Demirel’in halkla kurduğu güçlü bağa dikkat çekti. Aynı dönemde İsmet Sezgin ve Hüsamettin Cindoruk’un da Türk siyasetinde önemli bir denge unsuru olduğunu ifade etti.
1990’lı yıllarda il başkanlığı görevinde bulunduğu dönemde Cindoruk ile birlikte çalışma fırsatı yakaladığını belirten Demir, “Demokrasi ve Cumhuriyet sevdasıyla beni etkileyen bir liderdi. Her konuşması adeta bir ders niteliğindeydi” dedi.
Bu üç ismin birlikte görev aldığı dönemlerin Türkiye açısından önemli bir tecrübe olduğunu dile getiren Demir, devlet yönetimindeki bilgi ve birikimlerinin ülkeye büyük katkı sağladığını söyledi.
Açıklamasında, önce Süleyman Demirel’in, ardından İsmet Sezgin’in ve son olarak Hüsamettin Cindoruk’un vefatıyla bir dönemin tamamen kapandığını ifade eden Demir, “Bu donanımda yeni isimler gelir mi bilinmez, ancak o dönemin değeri bugün daha iyi anlaşılıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Cindoruk’un vefatı dolayısıyla kendisini arayan ve taziyelerini ileten herkese teşekkür eden Eyüp Demir, “Allah tüm büyüklerimize rahmet eylesin, mekânları cennet olsun” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
