Konuşmasına 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları anarak başlayan Arıkan, yaşanan büyük yıkımın yalnızca doğal afetle açıklanamayacağını söyledi. “Deprem gerçektir ama ortaya çıkan felaket siyasi tercihlerle büyümüştür” diyen Arıkan, imar afları, denetimsizlik ve rant odaklı politikaların ağır sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
“7.6 şiddeti gerçektir ama 52 bin 814 can kaybı politiktir” ifadelerini kullanan Arıkan, imar aflarının yasal olsa bile asla meşru olmadığını belirtti. Uzun yıllardır sürdürülen yanlış uygulamaların bedelinin vatandaşlara ödettirildiğini dile getiren Arıkan, “İnsan yerine inşaatı, kentsel dönüşüm yerine rantsal dönüşümü tercih ettiler. Fıtrat değil; ihmal, liyakatsizlik ve adaletsizlik öldürdü” dedi.
Depremin üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen sorunların devam ettiğine dikkat çeken Arıkan, kalıcı konut eksikliği, konteyner kentlerdeki altyapı problemleri, yüksek kira fiyatları, işsizlik ve göç sorunlarının hâlâ çözülemediğini ifade etti. İktidarı sert sözlerle eleştiren Arıkan, “Sayın Cumhurbaşkanı gelecek diye iki günde yol yapanlar, üç yıldır vatandaşın su ve elektrik sorununu çözemedi” diye konuştu.
Konuşmasının bir bölümünde Epstein davasına da değinen Saadet Partisi lideri, özellikle deprem sonrası kaybolduğu iddia edilen çocuklarla ilgili iddiaların görmezden gelinemeyeceğini söyledi. Arıkan, “Biz her depremden sonra kaybolan çocuklarımızı gündeme getirdik. Bugün ABD’de patlayan Epstein rezaleti, bu sistemin yargıdan siyasete, medyadan ekonomiye kadar nasıl bir çürüme içinde olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Epstein dosyalarının küresel ölçekte karanlık bir yapıyı ortaya koyduğunu savunan Arıkan, şu soruları yöneltti:
“Depremlerden sonra kaybolan çocuklarımız bu sapkın ve şeytani örgütlerin eline mi düştü? Epstein’in ‘Lolita Ekspres’ adlı özel uçağının deprem sonrası İstanbul ve Dalaman havalimanlarına geldiği iddiaları doğru mudur? Bu çocuklar nerede, hangi kurumlar neyi örtüyor?”
Bu iddialarla ilgili olarak hangi kurumların ne tür soruşturmalar yürüttüğünün kamuoyuna açık ve net bir şekilde açıklanması gerektiğini vurgulayan Arıkan, şeffaflık çağrısında bulundu.
Arıkan, depremlerin yalnızca binaları değil, adalet, liyakat ve vicdan duygusunu da enkaz altında bıraktığını ifade ederek, “Bu ülkede sadece jeolojik fay hatları değil, çok daha derin toplumsal fay hatları oluştu. Kaybolan güveni yeniden inşa etmek, binaları yeniden yapmaktan daha az önemli değildir” dedi.
Ekonomiye de değinen Saadet Partisi Genel Başkanı, enflasyon verileri üzerinden iktidarı eleştirdi. Ocak ayı enflasyon artışının “olumsuz hava koşulları” ile açıklanmasına tepki gösteren Arıkan, “Ocak ayının kış olduğu ilkokul bilgisidir. Asıl sorun TÜİK rakamlarındaki ahlak problemidir” ifadelerini kullandı
