Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TAŞACAK BU DENİZ’İN YAPIMCILARINA, KANAL YETKİLİLERİNE VE SÜRMENE İLE ARAKLI’YI YÖNETENLERE SORUYORUM!

Ümit ÇEBİ Taşacak Bu Deniz dizisindeki şu sahneye iyi bakın.

Ümit ÇEBİ

Taşacak Bu Deniz dizisindeki şu sahneye iyi bakın. Evet, yanlış görmüyorsunuz; ev ortamında çekilen bir sahnede, ibadetimizin simgesi olan seccadenin üzerine ayakkabılarla basılıyor.

 

Şimdi soruyorum: Milyonların izlediği bir yapımda gözümüzün içine baka baka yapılan bu saygısızlığa gerçekten kimse dur demeyecek mi?

 

Setteki en ufak ayrıntıyı saatlerce hesaplayan, ışığı, kostümü ve sahne düzenini milim milim planlayan ekipler, ayaklarının altındaki seccadeyi mi görmedi? Kimse bize “fark etmedik” ya da “çekim hatası” bahanesini anlatmaya kalkmasın. Çünkü mesele yalnızca bir sahne değil; milyonlarca insanın inancına ve kutsal kabul ettiği değerlere gösterilmesi gereken saygıdır.

 

Ancak benim bu meselede bir sorum daha var!

 

Bu dizi benim ilçemin topraklarında çekiliyor. Sürmene ve Araklı’nın adını duyurduğu, bölgenin tanıtımına katkı sağladığı ve turizme hareketlilik getirdiği söylenen bu yapım hakkında, ortaya çıkan bu görüntü karşısında ilçemizi yönetenlerden neden tek bir açıklama duymuyoruz?

 

Dizi ilçemize turist getirirken, bölgemizi tanıtırken sahiplenmesini biliyorsunuz da milyonlarca insanın hassasiyetini ilgilendiren böyle bir meselede neden sessizliğe bürünüyorsunuz?

 

Turizm elbette önemlidir. İlçemizin tanıtılması, esnafımızın kazanması, bölgemizin değer kazanması hepimizin arzusudur. Ancak bir ilçenin itibarı yalnızca turist sayısıyla, bir yapımın başarısı da yalnızca reytingle ölçülmez. Asıl mesele, değerlerimize sahip çıkarken gösterdiğimiz duruştur.

 

Sürmene ve Araklı’yı yönetenlere açıkça soruyorum: İlçelerimizin tanıtımını savunurken, bu topraklarda yaşayan insanların inancına ve hassasiyetlerine de sahip çıkmayacak mısınız? Yoksa işinize geldiğinde turizmi ve tanıtımı öne çıkarıp, iş milletin değerlerine sahip çıkmaya geldiğinde susmayı mı tercih edeceksiniz?

 

Kimse yanlış anlamasın; mesele dizinin çekilmesine karşı çıkmak değildir. Mesele, ilçelerimizin tanıtımına katkı sağlayan bir yapımın, bu toprakların insanlarının kutsal kabul ettiği değerlere karşı daha dikkatli ve saygılı olması gerektiğini hatırlatmaktır.

 

Bir sahnenin nasıl çekildiğini, bu görüntünün nasıl ortaya çıktığını elbette yetkililer açıklamalıdır. Ancak yapım şirketinin ve kanal yönetiminin de kamuoyunun haklı sorularına cevap vermesi, gerekli açıklamayı yapması ve bir hata söz konusuysa özür dilemesi gerekir.

 

Ve buradan Sürmene ile Araklı’nın yöneticilerine son bir sözüm var:

 

Bir ilçeyi tanıtmak, yalnızca adını televizyon ekranlarına taşımak değildir. O ilçenin insanına, inancına, kültürüne ve değerlerine de sahip çıkmaktır. Eğer ilçemizin adının duyulmasını istiyorsanız, o ilçenin insanının sesini de duymak zorundasınız.

 

Çünkü turizm gelir geçer, diziler biter, ekranlar kapanır; ama bir milletin inancına duyduğu saygı ve yöneticilerinden beklediği sahiplenme kalıcıdır.

 

Biz ne ilçelerimizin tanıtımına karşıyız ne de bölgemize gelecek yatırıma. Bizim karşı olduğumuz şey, tanıtım ve kazanç söz konusu olduğunda her şeyi savunup, milletin hassasiyetleri söz konusu olduğunda sessizliğe gömülen anlayıştır.

 

Sürmene ve Araklı’nın yöneticileri, yapım şirketi ve kanal yetkilileri artık bu görüntüye ilişkin açıklama yapmalıdır.

 

Bu milletin değerlerine saygı göstermek bir lütuf değil, sorumluluktur!