Haber: Semra SAKARYA
Yılmaz, yaptığı açıklamada çay emekçilerinin yaklaşık on yıldır aynı vaatlerle karşı karşıya kaldığını ifade ederek, “Her yıl ‘kadro tamam’, ‘çalışma süresi uzayacak’, ‘dosya masada’ denilerek işçilerin umutları erteleniyor. Bu durum açıkça bir umut sömürüsüdür” dedi.
“Hediyelerle Haklar Unutturuluyor”
Açıklamada, işçilere verilen küçük hediyelerin gerçek sorunların üzerini örtmek için kullanıldığı savunuldu. Yılmaz, “Polar, termos, şeker ve bardak gibi hediyelerle işçilerin hak taleplerinin bastırılmak istendiğini” belirterek, bu yaklaşımın çay emekçilerini birer hak sahibi değil, susturulması gereken bir kitle olarak gördüğünü dile getirdi.
“Aidatlarla Lüks Yaşam Sürülüyor”
Sendikal yöneticilerin maaşları ve yaşam standartları üzerinden de eleştirilerde bulunan Yılmaz, “Sendikacının maaşı işçinin maaşının katbekat üzerindeyse, burada emek değil, kişisel çıkar korunuyor demektir. Yıllardır ‘olmazsa istifa ederiz’ diyenler başaramadıkları halde koltuklarını bırakmadı” ifadelerini kullandı.
“Güç İşçidedir” Vurgusu
ÇAYKUR işçilerinin üretimdeki kritik rolüne dikkat çeken Yılmaz, “Bu fabrikalar işçi olmadan dönmez, çay işçi olmadan işlenmez. Gerçek güç, işçilerin ellerindedir” dedi. Yılmaz, çay emekçilerini özgüvenli olmaya ve kendi gelecekleri hakkında söz sahibi olmaya çağırdı.
“Karar Vakti” Çağrısı
Açıklamanın sonunda işçilere çağrıda bulunan Tüm Çay İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yılmaz, “Artık karar vakti. Ya yıllarca verilen küçük hediyelerle oyalanmaya devam edilecek ya da haysiyetle hak arama yoluna girilecek. Çay emekçilerini, sürekli kandırıldıklarını düşündükleri sendikal yapılardan ayrılarak, birlikte mücadele edebilecekleri Tüm Çay İş Sendikası çatısı altında birleşmeye davet ediyoruz” dedi.
