HABER/YORUM:ADNAN ONAY
Valiler, hem devletin hem de hükümetin yereldeki en üst düzey temsilcisidir. Bu “çift kimlik” nedeniyle valiler, yerelde devletin otoritesini ve saygınlığını somutlaştırırlar.
Valilerin en kritik görevlerinden biri, ilin huzur ve güvenliğini sağlamaktır. Suç işlenmesini önlemek ve kamu düzenini korumak için gereken tedbirleri almak, onların en önemli sorumluluklarından biridir. Valilerin ilin düzeni ve huzuru için son derece önemli görev ve sorumlulukları vardır.
Ancak gelin görün ki iktidarın Tunceli’ye vali olarak atadığı Tuncay Sonel, iddialara göre oğlunun tecavüz edip öldürdüğü Gülistan Doku dosyasını kapatmak için bir suç şebekesi başı gibi davranmış.
6 yıl önce işlenmiş bir cinayeti, “Ben de bir kız çocuğu anasıyım” diyen vicdanlı başsavcı Ebru Cansu aydınlığa kavuşturdu. Başsavcı Cansu; “Şubat” kod adlı bir gizli tanığın ifadeleri, ek 700 saatlik kamera (KGYS ve PTS) kayıtları ile teknik incelemeler neticesinde soruşturmanın seyrini değiştirdi.
İntihar edildiği ileri sürülerek kapatılan Gülistan Doku dosyası, cinayet dosyasına dönüştü.
Dönemin Tunceli Valisi, eski koruma polisi, devlet hastanesi başhekimi, maktulün sim kartıyla başka bir telefonla belgeleri silen bilişimci polis ve olaya karışan birçok kişi gözaltına alındı. Şu an 10 kişinin mahkemece tutuklandığı belirtiliyor ve soruşturma devam ediyor.
Düşünün: Devletin en üst temsilcisi olarak ilin güvenliğini sağlamakla görevlendirilen bir vali, Tunceli Munzur Üniversitesi’nde okumakta olan 21 yaşındaki bir genç kıza tecavüz edip öldüren oğlunu korumak adına yapmadığını bırakmamış, kendisi gibi vicdansız birçok kişi de bu suça ortak olmuş.
Peki bu olay şehirde duyulmuyor muydu? Tunceli küçücük bir il; duyulmaması mümkün mü? CİMER’i, Bakanlığı, Adliyesi, şusu busu… nice şikâyet makamı varken kimseden bir ses çıkmamış.
Kör ve sağır rolü oynayan İçişleri Bakanlığı ise Vali Sonel’i görevinde başarılı bulmuş ve Gülistan Doku’nun kaybolduğu tarih olan 5 Ocak 2020’den yaklaşık 5 ay sonra, 9 Haziran 2020 tarihinde onu Ordu Valiliği’ne atamış.
O günün haberlerine baktığımızda, Vali Tuncay Sonel’in Ordu’ya atanmasına Tuncelililer çok üzülmüş ve onu Ordu’ya gözyaşları içinde uğurlamışlar..
Sonel, Ordu Valiliği görevini Ağustos 2023’e kadar (yaklaşık 3 yıl 2 ay) sürdürdükten sonra 2023 Valiler Kararnamesi ile “Vali-Mülkiye Başmüfettişi” olarak İçişleri Bakanlığı bünyesine alınmış ve soruşturma başlayana kadar bu görevini sürdürmüş.
Vaktiyle Of’ta kaymakamlık yapmış bu şahıs hakkında zamanın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hiç mi bir şey duymamış?
Eğer devlet bu derece kör, sağır ve dilsizse “devletin çivisi çıkmış” demek gerekir.
Ben, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bu davayı titizlikle takip edeceğini düşünüyorum. Bu işin ucu nereye dayanıyorsa sonuna kadar gidilmelidir.
Bu vahim cinayeti ve suç ortaklarını ortaya çıkaran yürekli ve vicdanlı başsavcımız Ebru Cansu da ödüllendirilmelidir. Zira daha üst makamlar fazlasıyla hakkıdır.

