Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

MUTLAK BUTLAN KARŞISINDA ÖZGÜR ÖZEL NE YAPAR?

ADNAN ONAY   CHP’nin kurultay davasında mutlak butlan kararı verilmesi

ADNAN ONAY

 

CHP’nin kurultay davasında mutlak butlan kararı verilmesi halinde, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ekibiyle birlikte yeniden CHP yönetiminin başına geçmesi gündeme gelecektir. Mahkemenin verdiği karar, doğrudan CHP’nin tüzel kişiliğini muhatap aldığı için, süreçte Yargıtay nezdindeki hukuki tasarruf yetkisi de Özgür Özel’de değil, partiyi temsil edecek yönetimde olacaktır.

 

Bu tablo karşısında Özgür Özel’in önünde yeni bir siyasi mücadele süreci başlayacaktır. İlk ve en doğal ihtimal, Özgür Özel ve ekibinin CHP içerisinde siyasi mücadelesini sürdürmesidir. Parti teşkilatlarının önemli bir bölümünde etkili olan bir ekibin, kongre süreçleri üzerinden yeniden hakimiyet mücadelesine girişmesi mümkündür.

 

İkinci ihtimal ise Özgür Özel’in yeni bir siyasi parti kurması ve kontrolündeki teşkilatları bu yapı altında toplamasıdır. Daha önce “Ekim Partisi” ismi kulislerde gündeme gelmişti. Ancak yeni bir parti kurarak seçime girme yolu, ani bir erken seçim ihtimali nedeniyle oldukça riskli görünmektedir.

 

Çünkü yeni kurulacak bir partinin milletvekili seçimlerine katılabilmesi için, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 36. maddesine göre, seçim tarihinden en az 6 ay önce illerin en az yarısında, yani 41 ilde teşkilatlanmasını tamamlaması ve büyük kongresini yapmış olması gerekir. Ayrıca bir il teşkilatının geçerli sayılabilmesi için o ildeki ilçelerin en az üçte birinde örgütlenme şartı bulunmaktadır. Bu nedenle sıfırdan kurulan bir partinin seçim yeterliliği kazanması, gerçekçi şartlarda ortalama 6 ila 8 ay sürmektedir.

 

Buna karşılık erken seçim kararı alınması halinde süreç çok daha kısa işlemektedir. Mevcut mevzuata göre TBMM veya Cumhurbaşkanı tarafından alınan erken seçim kararının ardından sandık, karar tarihinden sonraki 60. günü takip eden ilk pazar günü kurulmaktadır. Yani yaklaşık iki ay içerisinde seçim yapılabilmektedir.

 

Dolayısıyla ani bir seçim kararında yeni kurulacak bir partinin, gerekli 6 aylık teşkilatlanma ve kongre şartını tamamlaması fiilen mümkün değildir. Üstelik 2022 yılında yapılan yasal değişikliklerle birlikte TBMM’de 20 milletvekiliyle grup kurmak da artık seçime girme yeterliliği için alternatif olmaktan çıkarılmıştır. YSK’nin bazı teknik süreleri kısaltma yetkisi bulunsa da, 6 aylık temel şartın korunması genel uygulama olarak devam etmektedir.

 

Bu nedenle Özgür Özel cephesinin önündeki en risksiz seçeneklerden biri, seçime girme hakkı bulunan mevcut bir siyasi partiyle birleşme formülü olabilir. Böyle bir senaryoda, hali hazırda seçime katılma yeterliliği bulunan bir partinin yönetimi devralınabilir, ardından isim değişikliğine gidilerek yeni siyasi hareket farklı bir kimlikle yoluna devam edebilir. Kulislerde dillendirilen “Ekim Partisi” formülü de bu çerçevede değerlendirilebilir.

 

Türkiye’de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarına göre çok sayıda siyasi parti bulunmasına rağmen, bunların yalnızca yaklaşık 40 kadarı seçime girme yeterliliğine sahiptir. Bu durum da hazır bir parti üzerinden siyaset yapma ihtimalini güçlendiren bir unsur olarak öne çıkmaktadır.

 

Elbette bütün bunlar, yargı sürecinin nasıl şekilleneceğine ve CHP içerisindeki siyasi dengelerin hangi yöne evrileceğine bağlıdır. Ancak bugün Ankara kulislerinde, Özgür Özel’in yalnızca CHP içi mücadeleyle yetinmeyip farklı siyasi yolları değerlendirebileceği ihtimali de ciddi biçimde konuşulmaktadır.

Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar