Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

SARIKIZ’I DÜNYA TANIYOR MU?

KAZDAĞLARI NEDEN HÂLÂ BEKLİYOR?

KAZDAĞLARI NEDEN HÂLÂ BEKLİYOR?

Fethi KARADENİZ

Türkiye Gezginler Derneği / Bursa Eski İl Temsilcisi

 

Dünyanın başka ülkelerinde bir efsanenin etrafında şehirler, müzeler, festivaller ve milyarlarca dolarlık turizm ekonomileri kuruluyor.

 

Biz ise bazen elimizdeki hazineye bakıp geçiyoruz!

 

Kazdağları ve Sarıkız Efsanesi bunun en çarpıcı örneklerinden biri.

 

Antik çağlardan beri adı efsanelerle anılan Kazdağları; yemyeşil ormanları, pınarları, kanyonları, yürüyüş parkurları ve Edremit Körfezi’ne uzanan eşsiz manzarasıyla başlı başına bir turizm markası.

 

Ama bir de Sarıkız var…

 

Rivayete göre iftiraya uğrayan genç Sarıkız, babası tarafından Kazdağı’nın zirvesine bırakılır. Yanında yalnızca kazları vardır. Yıllar sonra gerçeği öğrenen babası kızının yanına çıktığında, Sarıkız’ın olağanüstü bir hayat sürdüğünü görür.

 

Bugün zirvede onun adıyla anılan Sarıkız Tepesi var.

 

Bir dağ…

 

Bir genç kız…

 

Bir baba…

 

Bir iftira…

 

Bir dram…

 

Ve yüzyıllardır dilden dile aktarılan bir efsane!

 

Turizm bundan daha güçlü bir hikâye arıyorsa nerede arasın?

 

Bizim yapmamız gereken Sarıkız’ı masallaştırmak değil; bu eşsiz kültürel mirası doğasına zarar vermeden, doğru tanıtımla dünya turizmine sunmak.

 

Düşünün…

 

Yabancı bir turist Kazdağları’na geliyor.

 

Ormanda yürüyor.

 

Bir pınarın başında soluklanıyor.

 

Zirveye çıkıyor.

 

Edremit Körfezi’ni seyrediyor.

 

Ve karşısında yüzyıllardır anlatılan Sarıkız Efsanesi…

 

İşte buna turizm denir.

 

Türkiye’nin yalnızca denizi ve güneşi yok.

 

Bizim efsanelerimiz, destanlarımız, türkülerimiz, köylerimiz, dağlarımız ve insan hikâyelerimiz var.

 

Bunların her biri doğru anlatıldığında birer turizm değeridir.

 

Kazdağları da bunun en güzel örneklerinden biridir.

 

Artık şu soruyu sormanın zamanı gelmedi mi?

 

Dünyanın dört bir yanında insanlar başkalarının efsanelerini görmek için milyonlar harcarken, biz kendi efsanelerimizi neden dünyaya yeterince anlatamıyoruz?

 

Sarıkız yalnızca Kazdağları’nın değil, Anadolu’nun ortak hafızasının bir parçasıdır.

 

O yüzden mesele yalnızca Sarıkız değildir.

 

Mesele, elimizdeki değerlerin farkına varıp varamadığımızdır.

 

Kazdağları beklememeli.

Sarıkız beklememeli.

Türkiye’nin eşsiz hikâyeleri daha fazla beklememeli.

 

Çünkü dünyaya anlatacak hikâyemiz çok.

 

Yeter ki kendi hazinemizin farkına varalım!