Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Akıntıya Karşı Yüzmeyi Öğreten Balık

Bazı dersler sınıfın duvarları arasında verilmez. Bir kitap sayfasına sığmaz,

Bazı dersler sınıfın duvarları arasında verilmez. Bir kitap sayfasına sığmaz, bir sınav sorusuna indirgenemez. Bazı öğrenmeler vardır ki doğanın içinde, sessiz ama ısrarcı bir şekilde karşımıza çıkar.

 

Van Gölü’nde yaşayan inci kefalı da bunlardan biridir.

 

Yılın belirli zamanlarında gölün sakin ve tuzlu sularında yaşayan bu balıklar, yaşam döngülerini sürdürebilmek için akıntıya karşı bir yolculuğa çıkar. Önlerinde güçlü sular, keskin kayalar ve gökyüzünde bekleyen martılar vardır. Bu yolculuk her zaman eşit şartlarda gerçekleşmez; doğanın zorlukları her balığı aynı biçimde etkilemez.

 

Yine de bir hareket başlar.

 

Çünkü yaşam, çoğu zaman güvenli alanların ötesine geçmeyi gerektirir.

 

Eğitim de benzer bir yolculuktur.

 

Bir çocuğun öğrenme süreci her zaman aynı koşullarda başlamaz. Kimisi imkânı geniş bir çevrede büyür, kimisi daha sınırlı şartlar içinde kendi yolunu arar. Kimisi rehberlik görür, kimisi sorularını kendi başına çözmeye çalışır. Bu farklar, öğrenmenin doğasını da belirler.

 

Bu yüzden eğitimde mücadeleyi yalnızca bireysel çaba üzerinden okumak eksik kalır.

 

İnci kefalının yolculuğu bize şunu hatırlatır: Çaba önemlidir, ancak içinde bulunulan çevre, imkânlar ve destek sistemleri de bu çabanın yönünü ve gücünü belirler.

 

Yine de ortak bir gerçek vardır:

 

İlerleme çoğu zaman vazgeçmemekle başlar.

 

İnci kefalı akıntıya karşı yüzerken tehlikeyi yok saymaz. Kayaları görmezden gelmez. Ama tüm bu zorluklara rağmen hareket etmeye devam eder. Çünkü doğa ona tek bir seçenek bırakır: Ya deneyecek ya da döngü tamamlanmayacaktır.

 

Eğitimde de durum böyledir. Başarı her zaman düz bir çizgi değildir. Bazen duraksamalar, geri dönüşler ve yeniden denemeler sürecin doğal parçasıdır. Önemli olan, bu sürecin içinde yönünü kaybetmeden ilerleyebilmektir.

 

İnci kefalları sonunda tatlı sulara ulaşır, yumurtalarını bırakır ve yeniden göle döner. Ancak bu dönüş, bir son değil döngünün devamıdır. Yaşam yeniden başlar.

 

Eğitim de böyle bir döngüdür.

 

Diploma bir varış noktası değil, yeni bir başlangıcın işaretidir. İnsan hayatı boyunca farklı akıntılarla karşılaşır; yeni koşullar, yeni zorluklar ve yeni öğrenme alanları ortaya çıkar.

 

Bu nedenle çocuklara yalnızca bilgi değil, aynı zamanda direnç kazandıran bir öğrenme kültürü gerekir. Ama bu kültür, yalnızca bireyin gücüne yaslanarak değil; öğretmenin rehberliği, ailenin desteği ve toplumun sunduğu imkânlarla birlikte anlam kazanır.

 

Belki de inci kefalının hikâyesi bize en çok bunu söyler:

 

Mücadele bireyseldir ama hiçbir zaman tamamen yalnız değildir.

 

Van Gölü’nün sularında her yıl yeniden başlayan bu yolculuk, eğitimin özünü daha gerçekçi bir yerden hatırlatır:

 

İnsan bazen akıntıyı seçmez, ama onun içinde nasıl ilerleyeceğini öğrenebilir. Ve bu öğrenme, yalnızca irade değil; aynı zamanda destek, imkân ve süreklilik meselesidir.

 

Hayat, akıntıya rağmen ilerlemeyi öğrenebilenler için bir anlam taşır.

 

Aydın Mertayak

Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar