Bazı insanlar bu dünyadan göçer ama sesleri hiç susmaz. Bazı türküler vardır; yalnızca kulaklara değil, yüreklere dokunur. İşte Kazım Koyuncu, Karadeniz’in dağlarından, derelerinden ve insanının yüreğinden kopup gelen böyle bir sesti.
Fethi KARADENİZ Emekli Eğitim Müfettişi – Araştırmacı Yazar
Bugün, 7 Kasım. Karadeniz’in hırçın dalgalarıyla aynı coşkuyu taşıyan, şarkılarıyla milyonların yüreğine dokunan Kazım Koyuncu’nun doğum günü.
1971 yılında Artvin’in Hopa ilçesine bağlı Yeşilköy’de dünyaya gelen Koyuncu, Laz kültürünü, Karadeniz ezgilerini ve rock müziğini kendine özgü bir yorumla buluşturdu. O, yalnızca şarkı söylemedi; bir dili, bir kültürü, bir coğrafyanın sesini geniş kitlelere duyurdu.
Onun sesi bazen bir derenin coşkusuydu, bazen sislerin arasından yükselen bir kemençe, bazen de Karadeniz insanının içine attığı özlemdi.
‘Gülbeyaz’ ile evlerimize konuk oldu, ‘Hayde’ ile yüreklere dokundu. Şarkılarında memleket sevgisi, özgürlük, kardeşlik ve insan vardı.
Ne yazık ki ömrü uzun olmadı. 25 Haziran 2005’te, henüz 33 yaşındayken aramızdan ayrıldı. Ama bazı insanlar için ölüm, yalnızca bedenen ayrılmaktır. Kazım da onlardan biriydi.
Bugün Karadeniz’in dağlarına, derelerine, yaylalarına kulak verin… Sanki bir yerlerden yine onun sesi yükseliyor.
Çünkü Kazım Koyuncu sadece bir sanatçı değildi. O, Karadeniz’in hafızası, gençliğin isyanı, ezgilerin kardeşliğiydi.
İyi ki doğdun Şair Ceketli Çocuk…
Takvimler yaşını değil, biz seni hâlâ kaç yürekten sevildiğini sayarak anıyoruz.
Sen gittin Kazım, ama şarkıların hâlâ bizimle…
Not: Koyuncu’nun nüfusa geç kaydedilmesi nedeniyle resmî kayıtlarda 10 Mayıs 1972, gerçek doğum tarihi olarak ise 7 Kasım 1971 belirtilmektedir.
Kazım Koyuncu’yu sevgi, özlem ve saygıyla anıyoruz.





