Savunma hakkının güçlü bir hukuk devletinin vazgeçilmez şartlarından biri olduğunu belirten Gök, “Savunma hakkının öneminin vurgulanmasını kıymetli buluyoruz. Ancak asıl ölçü, bu hakkın mahkeme salonundan soruşturma süreçlerine kadar uygulamada eksiksiz güvence altında olmasıdır” dedi.
SAVUNMA ADALETİN TEMELİDİR
Avukatın yargının vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Gök, savunmanın güçlendirilmesinin doğrudan vatandaşın hak arama özgürlüğünün güçlendirilmesi anlamına geldiğini söyledi.
Gök şunları söyledi:
“Savunma hakkı yalnızca avukatların mesleki meselesi değildir. Bir gün adalet aramak zorunda kalan her vatandaşın güvencesidir. Avukatın dosyaya erişebildiği, görevini baskı altında kalmadan yerine getirebildiği ve savunmanın etkin biçimde dinlendiği bir yargı sistemi hukuk devletinin temel şartıdır.”
SİVİL ANAYASA TOPLUMSAL MUTABAKATLA YAPILMALI
Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Gök, Türkiye’nin demokratik, özgürlükçü ve güçlü bir hukuk düzenine ihtiyaç duyduğunu ancak anayasa yapım sürecinin geniş bir toplumsal uzlaşmaya dayanması gerektiğini ifade etti.
“Yeni anayasa yalnızca mevcut metnin değiştirilmesi olarak görülmemelidir. Milletimizin beklentilerinin karşılandığı, temel hak ve özgürlüklerin güçlü şekilde güvence altına alındığı, kuvvetler ayrılığının ve hukuk devleti ilkesinin tahkim edildiği bir anlayış esas alınmalıdır. Sivil anayasanın gücü, arkasındaki toplumsal mutabakattan gelecektir.”
SÖYLEM UYGULAMAYA DÖNÜŞMELİ
Gök, hukuk alanındaki reformların vatandaşın günlük hayatında ve adliyelerde karşılık bulmasının önemli olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Savunma hakkı güçlüdür demek kadar, onu her şart altında güçlü tutmak da devletin görevidir. Sivil anayasa hedefi de ancak bağımsız ve tarafsız yargı, etkin savunma, adil yargılanma ve güçlü temel hak güvenceleriyle anlam kazanır. Türkiye’nin ihtiyacı, hukukun üstünlüğünün tartışmasız biçimde hâkim olduğu bir adalet düzenidir.”
