Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

KADININ SIRTINDA BİR ÖMÜRLÜK YÜK: “EL ÂLEM NE DER?”

Fethi KARADENİZ Eğitim Müfettişi- Yazar   Erkek yapınca “Erkektir, yapar!”

Fethi KARADENİZ

Eğitim Müfettişi- Yazar

 

Erkek yapınca “Erkektir, yapar!” Kadın yapınca “Ailemizin yüzünü yere düşürdü!” Peki, bu çifte standardın bedelini neden hep kadın ödüyor?

 

Kadın daha çocukken başlar baskıyla tanışmaya. Önce babasının, sonra ağabeyinin, ardından eşinin sözleri belirler hayatının sınırlarını. Bir de bütün bunların üzerine çöken o görünmez duvar vardır: “El âlem ne der?”

 

Özellikle kırsal kesimde kadının attığı adım, giydiği kıyafet, kurduğu cümle, hatta güldüğü insan bile sorgulanır. Erkeğin hatasına hoşgörü gösterilirken kadının en küçük yanlışı yıllarca yüzüne vurulur. Erkek için hayatın olağan akışı sayılan davranışlar, kadın için utanç ve dışlanma gerekçesine dönüştürülür.

 

Kadın susar… Çünkü karşısında bazen babası, bazen ağabeyi, bazen kocası vardır. Konuşursa ayıplanmaktan, karşı çıkarsa dışlanmaktan, kendi kararını verirse yalnız bırakılmaktan korkar. İçine atar, gözyaşını gizler, hayallerini erteler. Bir ömür yaşar ama çoğu zaman kendi hayatını yaşayamaz.

 

Oysa aile, kadının özgürlüğünü kısıtlayan bir duvar değil, kendini güvende hissettiği bir yuva olmalıdır. Sevgi, baskı kurmak; korumak, hayatına hükmetmek değildir.

 

Kadına yönelik şiddet yalnızca fiziksel darbelerden ibaret değildir. Tehdit, aşağılama, ekonomik bağımlılık ve sürekli denetim de kadının yaşamını daraltabilir. Bu nedenle mesele yalnızca bireysel değil, toplumsal bir yüzleşme meselesidir.

 

Artık kendimize şu soruyu sormalıyız: El âlemin sözü mü daha değerli, bir kadının ömrü mü?

 

Bir kadının hayatını başkalarının yargılarına göre şekillendirdiğimizde yalnızca onun özgürlüğünü değil, toplumun vicdanını da yaralarız.

 

Unutmayalım: Kadın susuyorsa her zaman razı olduğu için değildir. Bazen konuşmasının bedelini çok iyi bildiği içindir.

 

Bir toplumun gerçek medeniyeti, erkeğe tanıdığı özgürlükle değil, kadına gösterdiği saygıyla ölçülür.