Bir zamanlar ticareti, sosyal hayatı ve canlılığıyla “Küçük İstanbul” olarak anılan Arhavi, bugün ne yazık ki göç veren, sessizliğe bürünmüş bir ilçe görünümünde.
Doğu Karadeniz’in eşsiz güzelliklere sahip bu güzel şehri, geçmişteki hareketliliğini ve enerjisini büyük ölçüde kaybetmiş durumda.
Artvin’in gözde ilçelerinden biri olan Arhavi, bir dönem çevre ilçelere örnek gösterilen yapısıyla dikkat çekerdi. Hopa’ya, Fındıklı’ya ve bölgedeki birçok yerleşime sosyal yaşamı, ticari hareketliliği ve kültürel dokusuyla rol model olmuştu. Bugün ise ekonomik daralma, göç ve sosyal çözülmenin etkileri hissediliyor.
Arhavi; eğitimli insanları, güçlü komşuluk ilişkileri, akrabalık bağları ve toplumsal dayanışmasıyla bilinen bir şehirdi. İnsanlar arasında güven duygusu o kadar güçlüydü ki ticaret çoğu zaman yalnızca verilen sözle yürürdü. Çek, senet ya da resmi güvencelerden önce insan sözüne değer verilirdi. İnsanların birbirine sahip çıktığı, kimsenin kendini yalnız hissetmediği huzurlu bir sahil kentiydi.
Bugün ise Arhavi’nin yalnızca ekonomik değil, sosyal anlamda da bir değişim yaşadığı görülüyor. İlçe merkezindeki banka şubelerinin kapanması, yeni açılan işletmelerin kısa sürede faaliyetlerini sonlandırması ve köylerde üretken nüfusun azalması bu değişimin önemli göstergeleri arasında yer alıyor.
Bunun yanında, şehrin kendine özgü kültürel dokusunun, geleneklerinin ve insanlar arasındaki samimi bağların da zamanla zayıfladığı hissediliyor. Birbirini tanıyan, dayanışma içinde yaşayan toplum yapısının yerini daha mesafeli ilişkilerin alması, birçok vatandaşta endişe oluşturuyor.
Arhavi’nin geleceği adına insanların aklında bazı önemli sorular var: Bu daralma neden durdurulamıyor? Göçün önüne neden geçilemiyor? Şehir için nasıl bir gelecek planlanıyor?
Sorunun nedeni liyakat eksikliği mi, yetersiz planlama mı, yoksa bölgesel politikaların doğal sonucu mu bilinmez; ancak birçok kişi Arhavi’nin eski kimliğini kaybetmeye başladığını düşünüyor.
Yıllarca tulum sesiyle, horon kültürüyle yaşayan bu güzel şehir, bugün farklı bir dönüşüm sürecinden geçiyor. İnsanlar, Arhavi’nin kendine özgü ruhunu koruyarak gelişmesini istiyor.
Bu değişimi en net hissettiren yerlerden biri de Yolgeçen Köyü ve özellikle Türkmene Mahallesi’dir. Dağların eteklerine kurulmuş bu mahallede yaşayan insanlar yıllarca büyük emeklerle yaşam alanlarını ayakta tuttu. Ancak köylerde hizmet eksikliği ve altyapı sorunlarının uzun yıllardır devam ettiği ifade ediliyor.
Yolgeçen Köyü, Arhavi’nin büyük köylerinden biri olmasına rağmen bazı mahallelerde yol ve altyapı sorunları halen çözüm bekliyor. Vatandaşlar, hizmetlerin daha adil ve planlı şekilde ulaştırılması gerektiğini düşünüyor. Yerel yönetimlerin, muhtarlıkların ve ilgili kurumların daha güçlü bir koordinasyon içinde çalışması gerektiği sıkça dile getiriliyor.
Oysa bir bölgenin kalkınması yalnızca ilçe merkezine yapılan yatırımlarla değil; köylerin, üretimin ve doğal yaşamın desteklenmesiyle mümkündür.
Arhavi ve Artvin’in en büyük zenginliği doğasıdır. Büyük şehirlerin yoğunluğundan uzaklaşmak isteyen insanlar için bölge; doğal turizm, ekolojik yaşam ve yayla turizmi açısından büyük bir potansiyele sahiptir.
Doğaya zarar vermeden yapılacak yatırımlarla köyler yeniden canlandırılabilir, bölge halkına yeni gelir alanları oluşturulabilir ve genç nüfusun memleketlerinde kalması teşvik edilebilir.
Arhavi’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey yalnızca bütçe değil; uzun vadeli düşünebilen, yerel halkı sürece dahil eden ve bölgenin doğal değerlerini koruyarak kalkınmayı hedefleyen bir vizyondur.
Artvin’in eşsiz doğasını madencilik ve çevreyi zorlayan yatırımlarla yıpratmak yerine; doğal, organik ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla değerlendirmek çok daha doğru bir yaklaşım olabilir. Dünyada birçok ülkenin başardığı gibi, doğru tanıtım ve doğru yatırımlarla Artvin ve Arhavi önemli bir cazibe merkezine dönüşebilir.
Çünkü Artvin yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da dikkatini çekebilecek kadar özel bir coğrafyadır. Önemli olan, bu değeri koruyarak geleceğe taşıyabilmektir.
Bilgin Uzuner
SP Artvin İl Müfettişi
