Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

EĞİTİMCİLERİMİZ VE BAZI ANILAR

Adnan ONAY Sosyal medyaya düşen; Mersin’deki bir okulda müdürlük yapan

Adnan ONAY

Sosyal medyaya düşen; Mersin’deki bir okulda müdürlük yapan birinin oğluyla birlikte otobüste tartıştığı yaşlı bir çiftle sözlü tartışmasının ardından kadını tekmeleyip, bir gözü görmediği için bastonla gezen 71 yaşındaki eşini de öldüresiye dövmesi üzerine bazı sosyal medya kullanıcıları bu gibi olayları sadece bu dönemlere ait bir sorun olarak değerlendirmişler. Oysa, inanın önceki dönemler bugünlerden daha da kötüydü.

Yaşadığım ve gözlemlediğim geçmişe ait onlarca örnekten sadece bir iki anı mı anlatayım;

-Ortaokul’da biraz haylaz bir öğrenciydim. Dersini hiç sevmediğim bir bayan öğretmenin dersinde benzer arkadaşlarla arka sıralarda dersi kaynatmamız nedeniyle öğretmenimiz tarafından idareye şikayet edildik. Son dersin ardından beni çağıran müdür yardımcısının odasına gittim. Henüz kapıdan içeri girer girmez aniden suratıma bir tokat yedim ve sendeleyerek koltuğa düştüm. Bu öğretmen müsveddesi elleri yetmezmiş gibi odasındaki cetvelle de bana vurmaya kalktı. Gücümün yettiğince direnmeye, korunmaya kalktım ve kendimi odadan dışarıya zor attım. Meğerse, bu şahıs bizim bayan hocamızla aşk ilişkisi içindeymiş. Sonradan evlendiklerinde durumu anlamış oldum. Bana hıncının yükselmesi ondanmış!
Tabi ben bu olayı içime sindiremedim ve okulun son günleri olduğu için okula gitmeyi bırakıp bu öğretmen müsveddesini bıçaklamaya karar verdim. Tenha bir yerde sıkıştırmak için peşindeydim ve o şahıs bunu farkedip beni polise şikayet etti. Sonrasında okuldan kaydımı il dışına aldırmak zorunda bırakıldım. Sonuçta, ortaokul diplomamı Kendirli’den alabildim.
.
-Rize Endüstri Meslek Lisesine başladığımın daha ilk haftalarında ise (kısa bir süre sonra kanserden kaybettiğimiz) bir sınıf arkadaşım atölye derslerine ilgi göstermediği için atölye hocası tarafından demirle öyle dövülmüştü ki, sırtı hep demir izi, yara olmuştu. Olay aileye intikal edince ertesi günü arkadaşımın babası okula gelerek kavga çıkarmıştı. Burada da daha okul başında böyle vicdansız hocalar olduğuna tanık olmuş, okuldan iyice soğumuştum..
.
-Bu kez uzun yıllar sonra benzer bir olayı da oğlum yaşadı. Hem de o çok övülen Anadolu Lisesinde.(orta kısım) Zil arası arkadaşlarıyla koridorda çok ses çıkardıkları nedeniyle bir öğretmeni oğlumu yanına çağırıp dövdü. Olayı gören müdür oğlumu ve beni tanıdığı için o öğretmene benim Kaçkar TV’nin sahibi olduğumu, olayın basına yansımasının kötü sonuçlar doğuracağını söyleyince, öğretmende panik başladı ve oğlumu çağırıp özür diledi ve de oğluma bundan böyle her tür yardımda bulunacağı şeklinde sözler verdi!
Tabi oğlum da olayı ancak yıllar sonra, okulla hiçbir ilişkisi kalmayınca bana anlattı.

Bu örneklerim geçmişte yaşadığım, şahit olduğum okul manzaralarından sadece bazıları..

Maalesef okullarda tedavilik birçok hasta öğretmen var. Son dönemlerde dayak işi kalktığı için şimdilerde daha çok başka yöntemlerle öğrencilere çektiriyorlar.!

Oysa, eğitim bir ülke için son derece önemli bir alan.
O nedenle eğitimciler iyi yetişmiş, sağlık sorunları olmayan kişilerden seçilmeli.
Yoksa, dün, bugün ve yarın olaylar sürüp gider..

(Not: Yıllar öncesine uzanan bu örneklerle ilgili isim vermeyi doğru görmediğim için isim vermedim.)

Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar