İçeriğe geç
4 Kasım 2026, Çarşamba
SON DAKİKA
SON DAKİKARİZE

HEMŞİN ÇORABI: BİR ÇİFT ÇORAPTAN FAZLASI… EMEĞİN, KÜLTÜRÜN VE KADININ HİKÂYESİ

Bir çift çorap düşünün… Sadece ayakları sıcak tutmuyor; içinde bir yörenin tarihini, kültürünü, kadınların alın terini, annelerin ve ninelerin parmak uçlarında yaşattığı asırlık bir geleneği taşıyor.

Yayınlanma:
5 dk okuma
HEMŞİN ÇORABI: BİR ÇİFT ÇORAPTAN FAZLASI… EMEĞİN, KÜLTÜRÜN VE KADININ HİKÂYESİ

 

Fethi KARADENİZ Araştırmacı Gazeteci

 

İşte Hemşin çorabı tam da böyle bir değer!

Bugün teknolojiyle üretilen binlerce ürünün arasında, el emeğiyle ilmek ilmek örülen Hemşin çorabı yeniden geleceğe taşınmak isteniyor. Bu girişim yalnızca geleneksel bir el sanatını yaşatmak değil, aynı zamanda kadın emeğini ekonomik değere dönüştürmek açısından da büyük önem taşıyor.

Çünkü bir kültürün yaşaması, yalnızca geçmişini anlatmakla değil, o kültürün üretmeye devam etmesini sağlamakla mümkündür.

1879’DAN BUGÜNE UZANAN BİR KÜLTÜR

Hemşin çorabının geçmişi sandığımızdan çok daha eski. 1879 ve 1881 tarihli Trabzon Vilayeti salnamelerinde Hemşin’de yün çorap ve benzeri ürünlerin üretilerek başka yerlere satıldığına ilişkin kayıtlar bulunuyor. Yani bu üretim, birkaç kuşaklık bir alışkanlık değil; köklü bir ekonomik ve kültürel geçmişin parçası.

Üstelik Hemşin çorabı, 9 Ağustos 2021 tarihinde coğrafi işaretle tescil edildi. Mahreç işaretiyle koruma altına alınan bu değer, Rize’nin kültürel zenginliğinin önemli bir parçası hâline geldi.

Koyun yünü ve keçi kılından elde edilen iplerle, beş şiş kullanılarak örülen çorapların kırmızı, mavi, yeşil ve beyaz renkleri; geleneksel motifleriyle birleşince ortaya adeta bir sanat eseri çıkıyor.

Kiraz çiçeği, çay yolu, gelin yanağı, papatya gibi motifler yalnızca desen değil, yöre insanının doğayla ve hayatla kurduğu ilişkinin de izlerini taşıyor.

BU PROJEDE ASIL DEĞER KADININ EMEĞİ!

30 Ekim 2026 tarihinde Rize İl Tarım ve Orman Müdürü Fatih Önlem’in Hemşin’deki çorap atölyesini ziyaret etmesi ve çalışmaları yerinde incelemesi önemli bir gelişme.

Proje; Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) finansmanıyla, Hemşin Belediyesi başvuru sahipliğinde, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesindeki akademisyenlerin bilimsel ve uygulamalı katkılarıyla yürütülüyor. Rize İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de projede iştirakçi olarak yer alıyor. Rize Valiliğinin desteği de bulunuyor. Rize Tarım ve Orman Müdürlüğü

Burada özellikle altını çizmek istediğim bir konu var:

Kadınlarımızın el emeği, yalnızca alkışlanacak bir kültürel değer olarak kalmamalı; karşılığını bulduğu bir ekonomik güce dönüşmeli.

Yıllarca evinde, ailesi için örgü ören kadınlarımız neden kendi emeğiyle para kazanmasın? Neden ürettiği bir çift çorap, aile bütçesine katkı sağlayan, pazarda karşılığı olan bir ürüne dönüşmesin?

Kadın istihdamı denildiğinde yalnızca büyük fabrikaları, sanayi tesislerini düşünmemeliyiz. Bazen bir köy evindeki örgü şişi, bazen bir atölyedeki birkaç kadın, kırsal kalkınmanın en güzel örneğini oluşturabilir.

GELENEKSEL ÜRETİMİ KORUYALIM, MODERNLEŞMEYİ DOĞRU YAPALIM!

Elbette modern tasarım, yeni pazarlar ve üretim kapasitesinin artırılması önemlidir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken çok hassas bir denge var.

Hemşin çorabı modernleşirken geleneksel kimliğini kaybetmemeli. Makine üretimi, el örgüsünün yerini tamamen almamalı. El emeğiyle hazırlanan özgün ürünler ayrı bir değer olarak korunmalı ve hak ettiği fiyatla pazarlanmalı.

Çünkü bir el örgüsünün içinde yalnızca iplik yoktur; sabır, tecrübe, göz nuru ve yılların birikimi vardır.

Bu nedenle projenin başarısı sadece kaç çift çorap üretildiğiyle değil, kaç kadına düzenli gelir sağlandığıyla, üreten kadınların ne kadar kazandığıyla ve geleneğin genç kuşaklara aktarılıp aktarılmadığıyla ölçülmelidir.

BİR ÇİFT HEMŞİN ÇORABI, RİZE’NİN DÜNYAYA AÇILAN KAPISI OLABİLİR!

Hemşin çorabı yalnızca yerel pazarlarda satılacak bir ürün olarak görülmemeli. Rize’ye gelen turistlerin alabileceği özgün bir hediyelik eşya, internet üzerinden Türkiye’ye ve dünyaya ulaştırılabilecek yöresel bir marka hâline getirilmeli.

Ürünlerin hikâyesi anlatılmalı, motifleri tanıtılmalı, üreten kadınların isimleri ve emekleri görünür kılınmalı.

Hemşin çorabı, Rize’nin tanıtımında çayımız ve yaylalarımız kadar değerli bir kültürel simge olabilir.

Son sözüm şu:

Bir ülkenin kalkınması sadece fabrikalar kurmakla olmaz. Kendi kültürünü korumak, yerel değerlerini markalaştırmak ve kadınlarının emeğine ekonomik karşılık vermek de kalkınmanın temelidir.

Hemşinli kadınlarımızın ellerindeki şişler durmasın. Her ilmekte bir gelenek yaşasın, her çift çorapta bir aileye umut doğsun.

Çünkü biz bu toprakların kültürünü yalnızca geçmişten miras almadık; onu gelecek kuşaklara aktarmakla da sorumluyuz.

Hemşin çorabı sadece ayağı değil, bir yörenin geleceğini de ısıtsın!

Yorum Yazın

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. E-posta adresiniz yayımlanmaz.