Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

RİZE’DE GÖBEK TAŞI EKSİK! PEKİ, BU KÜLTÜRÜ NEDEN YAŞATMIYORUZ?

Fethi KARADENİZ     Rize denilince akla yemyeşil yaylalar, çay

Fethi KARADENİZ

 

 

Rize denilince akla yemyeşil yaylalar, çay bahçeleri, dereler, şelaleler ve eşsiz bir doğa gelir. Turizmden söz edildiğinde de iddialı cümleler kurarız. Peki, Rize merkezinde ve ilçelerinde geleneksel Türk hamamı kültürünün ne kadar yaşatıldığını hiç düşündük mü?

 

Şöyle bir düşünelim…

 

Göbek taşı, mermer kurnalar, kubbeli sıcaklık bölümü, buharı ve kendine özgü mimarisiyle klasik Türk hamamı… Rize’de ve ilçelerinde bu anlayışla hizmet veren, herkesin rahatlıkla ulaşabileceği geleneksel hamamların sayısı oldukça sınırlı görünüyor. İlçelerimizde ise bu eksiklik daha da dikkat çekiyor.

 

Elbette bazı otellerin bünyesinde hamam, sauna ve spa hizmetleri bulunuyor. İyidere’deki Babillon, İkizdere’deki Ridos Termal gibi tesisler bu alanda örnek gösterilebilir. Ancak otel bünyesindeki spa hizmetiyle, mahalle kültürünün bir parçası olan klasik halk hamamı aynı şey değildir.

 

Üstelik Doğu Karadeniz Kültür Envanteri’nde Rize’de Osmanlı veya daha eski dönemlerden günümüze ulaşmış bir hamam kalıntısının bulunmadığı belirtiliyor. Bu da şehrimizin geleneksel hamam kültürü açısından tarihsel bir boşluk yaşadığını gösteriyor.

 

**HAMAM SADECE YIKANMAK DEĞİLDİR!**

 

Türk hamamı, yüzyıllardır toplumumuzun temizlik, dinlenme ve sosyalleşme kültürünün önemli bir parçası olmuştur.

 

Hamamın sıcak ortamı vücudun gevşemesine, kasların rahatlamasına ve kişinin kendisini dinlenmiş hissetmesine yardımcı olabilir. Sıcaklık nedeniyle damarların genişlemesi ve dolaşımın geçici olarak hızlanması da beklenen fizyolojik etkiler arasındadır.

 

Kese uygulaması ölü deri hücrelerinin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Köpük masajı ise bedensel rahatlama ve gevşeme sağlayabilir. Sıcak ortamda geçirilen zaman, günlük hayatın stresinden uzaklaşmak isteyen insanlar için de bir dinlenme fırsatıdır.

 

Ancak burada önemli bir ayrıntıyı da belirtelim: Türk hamamı bir tedavi merkezi değildir. Kalp-damar hastalığı, kontrolsüz tansiyon gibi sağlık sorunları bulunanların sıcak ortamlara girmeden önce doktorlarına danışmaları gerekir. Hamamın hiçbir hastalığı kesin olarak iyileştirdiği iddia edilemez.

 

**PEKİ, RİZE NEDEN BU YATIRIMI DÜŞÜNMÜYOR?**

 

Rize’nin turizm potansiyelini yalnızca yaylalar, oteller ve doğa manzaralarıyla sınırlı tutmamak gerekir.

 

Özellikle kış aylarında, yağmurlu ve soğuk Karadeniz ikliminde insanların yararlanabileceği, hijyen şartları çağdaş standartlarda sağlanmış geleneksel Türk hamamları önemli bir sosyal ihtiyaçtır.

 

Rize merkez başta olmak üzere Çayeli, Pazar, Ardeşen, Fındıklı, Güneysu ve diğer ilçelerde belediyeler, yatırımcılar ve turizm işletmeleri bu konuyu gündemlerine almalıdır.

 

Kadınlar ve erkekler için ayrı bölümleri bulunan, ailelerin de güvenle yararlanabileceği, geleneksel mimariye uygun modern hamamlar yapılabilir.

 

Üstelik bu tesisler yalnızca yerel halka değil, Rize’ye gelen yerli ve yabancı turistlere de hizmet verebilir. Böylece turizme yeni bir ürün kazandırılırken istihdam da oluşturulabilir.

 

**BELEDİYELERE VE YATIRIMCILARA ÇAĞRIMDIR!**

 

Rize’nin her ilçesinde büyük ve gösterişli tesisler yapılmasını beklemiyoruz. Ancak her ilçenin ihtiyaçlarına uygun, ekonomik, temiz, ulaşılabilir ve geleneksel Türk hamamı kültürünü yaşatan tesisler neden olmasın?

 

Belediyeler uygun alan ve işletme modelleri geliştirebilir. Özel sektör bu alana yatırım yapabilir. Kamu-özel sektör iş birliğiyle de örnek projeler hayata geçirilebilir.

 

Unutmayalım; şehirleri yaşanabilir kılan yalnızca yollar, binalar ve alışveriş merkezleri değildir. İnsanların sosyal ihtiyaçlarını karşılayan, kültürünü yaşatan ve günlük hayatına değer katan mekânlar da bir kentin gelişmişliğinin göstergesidir.

 

Rize’nin doğası zaten bir dünya markası olmaya aday. Peki, bu doğanın yanında insanımıza sunacağımız sosyal ve kültürel imkânları neden çoğaltmayalım?

 

Benim önerim açık:

 

**Rize merkezinde ve ilçelerinde geleneksel Türk hamamı projeleri gündeme alınmalı. Göbek taşıyla, mermer kurnasıyla, sıcaklığıyla ve kültürüyle bu gelenek yeniden yaşatılmalıdır.**

 

Çünkü mesele yalnızca hamama gidebilmek değil; geçmişten gelen bir kültürü geleceğe taşımak, insanımıza yeni bir sosyal yaşam alanı kazandırmak ve Rize turizmini çeşitlendirmektir.

 

Şimdi sormak istiyorum:

 

**Rize’nin yaylalarına, derelerine ve turizmine yatırım yaparken insanımızın dinlenebileceği, sosyalleşebileceği geleneksel Türk hamamlarını neden ihmal ediyoruz?**

 

Belki de Rize’nin eksiklerinden biri, işte tam da o meşhur göbek taşıdır!